Posted 1 week ago
Benim doğrularım aha da bunlar.

Hepimiz farklı düşüncelere sahip dolayısıyla farklı doğrulara sahip insanlarız. Kimi doğrularımız zaman içinde değişirken kimileri yerinde duruyor. Durmakla kalmıyor, Nuh diyor peygamber demiyoruz onlardan caymamak adına. Ben de tam bir inatçı boğa kadını olarak bazen zıvanadan çıkıyorum “Benim dediğim doğru”, “Doğrusu böyle işte”, “Sen yanlış biliyosun, o öyle değil, böyle aslında” şeklinde diretmelerim ve dayatmalarım oluyor zaman zaman.

Hani önceden bikbik öterdim, beni kimse değiştiremez, ben kimsenin doğrusunu kabullenmem falan derdim değişebiliyormuş.Tabi  bu çok ince bi çizgi aslında, dikkat etmek lazım. Sonra zaman geçer bir de bakmışız ki elde avucumuzda hiçbir şeyimiz kalmamış, tepeden tırnağa başkasının doğruları, düsturlarıyla donatılmışız. Birazcık benim doğrularımdan bahsedeyim size zira bu yazı formspringte istendi.Doğruların, düsturların ne senin Sevgi dendi. Hemen yerine getiriyorum. Çoluk çocuk yiyin gari.

Hayatımda hiç kimse için anamı babamı abimii ezmem.

Bende kimsenin hakkı kalsın istemem. Bi yerde hesabı eksik ödediysem, onca yolu döner veririm paramı. Hatta hiç unutmuyorum bi kere arkadaşımla Kahve Dünyası’ndan hesabı ödemeden çıkmışız. Yolda aklımıza geldi. “Ayy orası self servis değildi sankiiiiii” dedik ve parayı ödemeye gittik.

Birisi benimle tartışırken en ufak bir dalga, en ufak bir ima sezeyim anında sohbetin seyrini değiştirir kontratak yaparım. Hani bazı insanlar kendilerini çok zeki zannedip karşısındaki anlamaz zannediyor ya altında yatan asıl anlamı, hah, işte o anlamı olsun, temel anlamı olsun, deyim anlamı olsun, terim anlamı olsun hepsini fitil fitil getiririm burnundan, bin pişman olur sonra, “Ah demez olaydım” éAh laf sokmaz olaydım” der. Dedirtirim, evet yaparım bunu. 

Sabır eşiğim çok yüksektir. Tahammül sınırım da öyle. O sınır aşıldığı an arkama bile bakmadan döner giderim. Mevzu bahis insanı hayatımdan çıkarırım. Sonrasında zerre pişmanlık duymam. Bu huyum çok takdir edilir çevremce. Ben de bi zararını görmedim şahsen. Folloş olmuş ilişkiler yaşayacağıma, sağlıklı temiz arkadaşlık ilişkileri yaşamaya gayret ediyorum. Fazlalıklara gerek duymuyorum.

Yalana, aldatmaya, aldatılmaya gelemem. Karşıdaki insanı aptal yerine koymaya gerek yok. Aldatma konusunda düşüncelerim çok net.

İnsanları hor görmem. Kimsenin kusuruna gülmem. Bazı insanlar var ya ota boka güler dalga geçerler. Onlar gibi hiç olmadım, olmam. Allah’ın yarattığı hiçbir şeyle dalga geçmem. Yazık günah lan. Yürüyemeyen birinin nesine gülüyor bu ahlak yoksunu insanlar? Ya da yüzü yanan birine? Yuh diyorum, öeh diyorum, pes diyorum. Hani insanları anlamlandırmaya kasan bi bölümde okumuyorum herkes psikoloji mi okuyorsun diyor kimisini anlıyorum, kimisini zerre anlamıyorum anasını satim.

Dedikodu yapmıyorum diyemem, yaparım ama nefret ederim. Ama yaparsam da arkasından konuştuğum kişinin yüzüne gider söylerim.

Kimseyi çıkarım için kullanmam, kimsenin üzerine basarak bi yerlere varmam. Bugüne kadar ailecek hiç kimsenin yardımı olmadan yaşadık. Ne torpilimiz oldu ne hilemiz hurdamız. Tırnaklarımızla kazıya kazıya geldik bu günlere (arkadan arabesk bi şarkı giriniz pilis) böylesinin daha tatlı, daha mutluluk verici olduğuna kanaat getirdim, bundan sonra da böyle yaşarım. Oh mis. Çoluğun çocuğun, sabi sübyanın, yetimin, öksüzün hakkını ne diye yiyelim yahu! (Bak mesela anası babası özel sektörde çalışıp da gelirlerini azcıcıcık gösterip burs almaya çalışan hayvanlar var, kimisi de benim arkadaşım olurlar.Çevremdeki kişiler arkadaşlar benden biraz büyüklerdir.)

Yolda yürürken soğuk, havalı, ters ve çatık kaşlı görünsem de öyle biri değilim.

Tutamıcağım sözler vermem. Bir şey dediysem mutlaka arkasında dururum. Verdiği sözü tutamayan insanlardan da haz etmem. Tutamıcağın sözü niye veriyorsun kardeşim zaten? 

İşbu doğrular şu sıralar değişmez nitelikte olup, ilerleyen zamanlarda da stabil kalmaya devam edebilecek kapasitededirler. Sevgiler, saygılar, hürmetler.

Ah pardon, yoksa siz hala tatmin olmadınız mı?

Bu ülkede uyumamak gerek. Her anlamda aslında. Şu Facebook’ta vardır ya hani “Her Gün Bir Yeni X” gibi gruplar. Heh işte aynen ona döndük biz de. Gündem öyle hızlı değişiyor ki.

Havalar da berbat esasen. O da ayak uyduruyor belki de. Bir gün güneş açıyor, öteki gün kapalı.Bir gün YGS yapılıyor, öteki gün şifre skandalı patlak veriyor. Skandal diyorum evet, “Büyütülecek bir şey yok, kimse kopya çekmemiş..” ve benzeri cümlelere de gülüp geçiyorum.

Biz gerek uzaktan gerek yakından seyrediyoruz bütün olan biteni. Yorumluyoruz kendimizce. Olur ya bir futbol yahut basketbol maçı seyrederken ya da ne bileyim işte yarışma olsun.. “Ulan, öyle mi pas verilir?!” “Bir topu tutamadın ya!” “Harf al harf al nereye kadar? Bilmiyor bu..” ve sonunda gelen “Ben olsaydım.” cümleleri.. Bu ara ne çok kuruluyor değil mi? Bir de izlediğimiz şeyler bir müsabaka yahut yarışma benzeri şey değil. Bizzat hayatın kendisi ve akıyor..

Birileri bir sınav yapıyor, sınav şifreli, mod-medyanlı çıkıyor. Sonra “Şifre falan yok.Basit bir mantık.” diyorlar. Şifre var oluyor. “Sadece basın kitapçığında..” diyorlar, hepsinde çıkıyor. “Basına verilen kitapçık sınavdan sonra basıldı” deniyor, tarihi önce gösteriyor. Biri reddediyor öteki sorgusuz sualsiz tatmin oluyor. Oh be diyor, milletçe biz de tatmin olmaya bakıyoruz. Sonra “sehven” bir şifre olduğu açıklanıyor. Tatmin olamayanlar sokaklara dökülüyor. Onlar, kimilerince hakkı yenmiş olanlar, kimilerince kalabalık. “Ben de beş bin on bin dökerim sokağa” kalabalığı. Birileri çıkıyor “Hepsi siyasi çıkar için.” diyor. Birileri bu olayları izlemiyor bile. Kömürü var, sobasına atıyor, ısınıveriyor. Birileri bizzat piyon. Birileri oyun kuruyor, ötekileri yönetiyor.

 Birileri izliyor, izliyor..

 Araya karışan bir hava durumu havayı yumuşatıyor. “Hafta sonu güneşli..” diyorlar “Evet, işte bu” diyor içses.

“Bir hava durumunun daha sonuna geldik.” “Hay kahretsin” diyor içses. Pazartesi yine mi yağmur? Yine mi rüzgar? Yine mi atkı, mont..?

Havaların bozulmasıyla havamız bozuluyor, pazartesi sendromu ile birlikte. Bir otobüs şöförü, otobüste sarılarak oturmuş çifte “Burası seks otobüsü değil.” diyor.

YSK kararı ile birileri seçimlere giremiyor. Sonra yine sokağa dökülüyor topluluklar, kalabalıklar. Birileri çıkıp yine birkaç güne kalmaz “Ben de beş bin on bin dökerim böyle.” diye yorum da yapar.

Bu arada bir başkaları da “Ucube”yi yıkıyor.

Birileri susuyor, susuyor. “Ben olsaydım.”lar uçuşuyor ama kimse olmuyor.

Bir şeyler ters gidiyor. Birileri sürekli faul yapıyor, yanlış yerde duruyor, yanlış cümleyi kuruyor, yanlış şıkkı işaretliyor, harf alıyor, harf alıyor.. Kart gördüğü yok, oyun dışına çıkarıldığı, diskalifiye olduğu yahut bir çarpı işaretiyle daat sesi verildiği..

Öyle adil bir sistem var ki. Hüseyin Üzmez serbest bırakılıyor, tecavüze uğruyan tahrik etmiş oluyor, hamileyse mitingde işi ne ki, “ucube” denilip heykeller yıkılıyor, tiyatroda ön sıralarda denk gelip(!) oturan prensesler cak cık sakız çiğnerken uyarmak ayrımcılık oluyor. “One minute” diyorum, kanunlar artık kişisine göre mi uygulanıyor?

 Burası “sörveyvır” değil beyler, her şey daha da gerçek! Asıl burada şaka yok.

 Peki burası seks otobüsü değil de ne şimdi? E hiçbirimiz tatmin olmadıksa burası nasıl bir seks otobüsü böyle kuzum? Oysa her bir gün yeni olay, her yeni gün yeni bir tatmin davası.

Ah pardon, yoksa siz hala tatmin olmadınız mı? 

Write 10 things you love about Zayn Malik, just 10! :)
1. He’s a Dj ;) DJ MALIK2. Also Bradford boi, yo! 3. His catch phrase “Vas happening’?!”4. His smile5. His hair6. His personality. 7. His dance skills.  8. His tattoos 9. His voice! 10. His whole face. It’s like perfection.

-Turkish fan.https://twitter.com/SunriSevgi

Write 10 things you love about Zayn Malik, just 10! :)

1. He’s a Dj ;) DJ MALIK
2. Also Bradford boi, yo! 
3. His catch phrase “Vas happening’?!”
4. His smile
5. His hair
6. His personality. 
7. His dance skills.  
8. His tattoos 
9. His voice! 
10. His whole face. It’s like perfection.


-Turkish fan.https://twitter.com/SunriSevgi

Posted 2 weeks ago / 3 notes #lacquer #ribbon



Çok şeker değil mi?

Çok şeker değil mi?

Posted 2 weeks ago / 4 notes #dog #love #guitar

Allah’ım çok tatlısın ya! 

Allah’ım çok tatlısın ya! 

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Çok güzel bir kadın,sesi de bir o kadar güzel.Country kökenli olduğundan pop müziğe country ezgileri yerleşmiştir,şarkılara ilginç bir hava katıyor.O kadar gaz bir şarkı ki i feel like a woman kısmını bağıra çağırta söyletebilir herkese.

” I know that my fans hate smoking and I’m tyring to quit because I love them.” - Zayn Malik.
“My promise for the new year is definitely quit smoking i need to stop.” - Zayn Malik

never forget that your fans love you and will always support you! 
Zayn is honestly tyring to quit smoking and it’s not as easy as you think.Instead of judging i suggest you support him throught this.I totally love Zayn Malik.I can’t tell even why.I just wish he knew i exist.Zayn is perfect.And no matter what happens even if everyone leaves,he’ll have my support.He’s to o speacialy me.If he hurts,i hurt.
We will always be with you in good times or bad,without you even knowing of our exitence.
- Turkish Fan - https://twitter.com/SunriSevgi

“I don’t really show my emotions.I don’t know if that will change when I get older but it’s just the way I’ve always been” - Zayn Malik.

” I know that my fans hate smoking and I’m tyring to quit because I love them.” - Zayn Malik.

“My promise for the new year is definitely quit smoking i need to stop.” - Zayn Malik


never forget that your fans love you and will always support you! 

Zayn is honestly tyring to quit smoking and it’s not as easy as you think.Instead of judging i suggest you support him throught this.I totally love Zayn Malik.I can’t tell even why.I just wish he knew i exist.Zayn is perfect.And no matter what happens even if everyone leaves,he’ll have my support.He’s to o speacialy me.If he hurts,i hurt.

We will always be with you in good times or bad,without you even knowing of our exitence.

- Turkish Fan - https://twitter.com/SunriSevgi


“I don’t really show my emotions.I don’t know if that will change when I get older but it’s just the way I’ve always been” - Zayn Malik.

Gerçek şampiyonlar, son nefesine kadar savaşanlardır ve zihnimde oluşan Fenerbahçe resmi de işte bu.

Son yılların futbol konusuna değinmek istiyorum.Cristiano Ronaldo mu Lionel Messi mi ? Beni tanıyanların cevabımın Cristiano Ronaldo olduğunu elbette biliyorlar.M.United zamanından beri yani 2005 yılından beri bu adamı destekliyorum.Kimi insanlar onu sevmedi , özel hayatı nedeniyle , kasıntı davranışlarıyla , bencilliği ile.Bu yazım öyle düşünenler için , bu yazım Barcelona şakşakçılarına , bu yazım sizlere! Cristiano Ronaldo , oyunun estetik tarafı bir yana, bu adam o sahanın içinde deli gibi çabalıyor kazanmak için.Bir futbolcudan isteyeceğin/bekleyeceğin her şeyi yapıyor. Yeri geldiği zaman savunmaya gidiyor, yeri geldiği zaman top çalıp asist yapıyor, gol atıyor.Yapması gerekeni fazlasıyla yapıyor.Dizlerimi döve döve Real Madrid maçlarını izlediğimi hatırlıyorum,izlediğim kaç maç, sırtladı takımı, attı arttırdı, ipten aldı.20 yaşındayken babasını alkol problemleri yüzünden kaybetti, bu yüzden alkol kullanmıyor bundan 2 yıl sonra da annesi göğüs kanseri oldu.Annesi kanserle mücadele ederken verdiği bir röportajda şöyle dedi;“Cristiano phones me every day. he’s always telling me this is nothing and how i’m going to live until i’m 90.”“Cristiano her gün telefon ediyor. sürekli bunun hiçbir şey olmadığını ve nasıl 90 yaşına kadar yaşayacağımı anlatıyor.”Kolay bir şey değil bu.Üstelik önce babasını kaybetti, sonra annesi hastalandı 2-3 yıllık bir zaman aralığında. Hiç kolay şeyler yaşamamış yani. Cristiano Ronaldo, gittiği yerde dil öğreniyor.Yıllarca İngiltere’de yaşadı, ilk röportajlarını izleyince anlıyorsun aradaki farkı.Önce çevirmen olmadan anlaşamayan en sıradan bir kelimede takılan adam, şimdi -Portekizce aksanlı da olsa- gayet rahat ifade ediyor kendini, rahat konuşuyor.Ne var bunda, elbette öğrenecek dememek lazım.Ne futbolcular var Premier Lig de yıllarca oynayıp da 5 kelimeden fazla İngilizce öğrenmeyen, öğrenmek için çabalamayan.Geçenlerde de İspanyolca bir röportajına rastladım.Arada kelimeleri çıkartamayıp İngilizce soruyor, Portekizce aksanlı İspanyolca konuşuyor ama, konuşuyor işte. Yardım kampanyaları, bağışlar..Pek çok futbolcu gibi, o da yapıyor bir şeyler. Ama bir tanesi var ki; http://www.goal.com/en-us/news/67/world-cup/2010/05/28/1948130/world-cup-2010-blog-portugal-goalkeeping-coach-dan-gaspar-2Kaynak İngilizce özetini anlatayım size.16 yaşında futbolu çok seven bir çocuk -brandon- diziyle ilgili problemler yaşamaktadır. önce sakatlık gibi dursa da sonra kemik kanseri teşhisi koyulur. ya bacak kesilecektir ya da acil tarafından kemoterapiye başlanacaktır. futbola tutkuyla bağlı olan, bir gün futbolcu olma hayali kuran brandon, bacağının kesilmesini istemez, kemoterapiye başlanır. ancak işler kötü gider, kemoterapinin tümörü küçültememesi bir yana, kanserin vücuda yayıldığı ortaya çıkar. aile çocuğun son dileklerini yerine getirmek ister, ki bunlardan bir tanesi idolü ve en sevdiği futbolcu olan ronaldo’yu old trafford’da antrenman yaparken izleyebilmektir ve hastalığın durumu göz önüne alınınca brandon’ın toronto’dan ingiltere’ye götürülmesi imkansızdır. çocuklarının ronaldo’ya beslediği büyük hayranlığı bilen aile, en azından telefonda konuşturabilmek adına, kaleci antrenörü aile dostundan yardım ister. sonuçta ronaldo’ya bir şekilde ulaşılır. ronaldo çocuğu arar telefonda konuşurlar, ronaldo “yarın tekrar arayacağım” der, ve yarın tekrar arar. arada nasıl olduğunu sormak için mesaj atmaya ve iletişimde kalmaya devam eder. telefonda konuştukları hafta sonu chelsea’yle yaptıkları maçta giydiği formayı ve kramponları imzalayıp çocuğa gönderir. bir de not vardır; “true champions are those who fight till their last breath, and that is the image i have of brandon.” “gerçek şampiyonlar, son nefesine kadar savaşanlardır ve zihnimde oluşan brandon resmi de işte bu.”brandon günlüğüne şöyle yazmıştır; “ronaldo’yla konuştum, artık cennete gidebilirim…”brandon 17 yaşında ölür, mezarında cristiano ronaldo’nun gönderdiği kramponlar ve forma vardır. gönderdiği not, mezara yazılmıştır.İşte bu, maddi yönü olmayan bir şey olmasına rağmen, gerçek insanlıktır.Bu işin şimdi futbol boyutuna inmek istiyorum.Barcelona taraftarının her konuyu futbol dışına çekmesi sürdüğü sürece asla iyi bir insan olamayacak ! +çok iyi futbolcu+kafası jöleli-kendini çok geliştirdi+apaçi-eğer adı cantona olsa tapardınız+cantonanın bilgi birikimiyle kıyaslamam-süper şut çekiyor+slip don giyiyor-takımı sırtladı gene+şımarığın önde gideni.Hani bekliyorum, istiyorum ki şu cümlelerden birinin karşılığı olarak “kötü şut çekiyor.” “kötü dribling yapıyor.” “berbat pas atıyor.” gibi adamı konuşma sebebimiz olan futbol hakkında bir cümle söylense. bir kere de iyi futbol oynadığı günün ertesinde adamı eleştirmek için apaçiliği veya kişiliği değil de, futbolculuğu, hırsı konuşulsa. konuşulmaz ama.Portekizli değilde Brezilyalı olsa bugün Messi’den iyi denilirdi.Adam iyi takımlarda oynadımı en iyisini alabileceğini her zaman gösterdi Manchester united’da.O zaman neden kimse çıkıp ” bak Ronaldo ……. ederek aldı şampiyonlar ligini, nerde la Messi ” demedi? çünkü normali bu! şuan yapılan ise Messi ne kazanırsa Ronaldo’ya sokuluyor.Yine iddia ediyorum bin kere daha iddia edeceğim.Ronaldo Messi’nin yerinde Barcelona’da Xavi-İniesta’nın önünde oynuyor olsa Messi şakşakçıları şuan Ronaldo’nun hayalarına gargara yapıyorlardı.Kimse bana adam bencil falan demesin.Portekiz’de gibi hücum gücü çok kısıtlı bir takımda oynuyorsun ve dünyanın en yetenekli 2 adamından birisin.İleriye koşu yapan adam yok, 25 metreden şut çekiyor diye bencil oluyor adam.Ben futbolu seven , takip eden , izleyen biriyim.Benim sinirlendiğim nokta şu.Sırf tipi,apaçiliği nedeniyle kötü futbolcu ilan edildi. Messi’den sonraki faal en iyi futbolcudur dendi. Adamın Manchester’da yaptıkları ortada, Real’de de neler yaptığını görüyoruz.Benim yorumlarım bu.Messi sevenler içinde bir şey demiyorum.Saygı duyuyorum.Ama bir futbolcu hakkında yorum yaparken onu ezerek yorum yapmayın.Ben hiçbir zaman Messi kötü oyuncudur demedim demem çünkü iyi.Ama şöyle bir şey var ki C.Ronaldo mu Messi mi ? Konusunda bence,Cristiano Ronaldo’dur.Bu konu hakkında daha da konuşmayacağım.

Son yılların futbol konusuna değinmek istiyorum.Cristiano Ronaldo mu Lionel Messi mi ? Beni tanıyanların cevabımın Cristiano Ronaldo olduğunu elbette biliyorlar.M.United zamanından beri yani 2005 yılından beri bu adamı destekliyorum.Kimi insanlar onu sevmedi , özel hayatı nedeniyle , kasıntı davranışlarıyla , bencilliği ile.Bu yazım öyle düşünenler için , bu yazım Barcelona şakşakçılarına , bu yazım sizlere! 

Cristiano Ronaldo , oyunun estetik tarafı bir yana, bu adam o sahanın içinde deli gibi çabalıyor kazanmak için.Bir futbolcudan isteyeceğin/bekleyeceğin her şeyi yapıyor. Yeri geldiği zaman savunmaya gidiyor, yeri geldiği zaman top çalıp asist yapıyor, gol atıyor.Yapması gerekeni fazlasıyla yapıyor.Dizlerimi döve döve Real Madrid maçlarını izlediğimi hatırlıyorum,izlediğim kaç maç, sırtladı takımı, attı arttırdı, ipten aldı.

20 yaşındayken babasını alkol problemleri yüzünden kaybetti, bu yüzden alkol kullanmıyor bundan 2 yıl sonra da annesi göğüs kanseri oldu.Annesi kanserle mücadele ederken verdiği bir röportajda şöyle dedi;
“Cristiano phones me every day. he’s always telling me this is nothing and how i’m going to live until i’m 90.”
“Cristiano her gün telefon ediyor. sürekli bunun hiçbir şey olmadığını ve nasıl 90 yaşına kadar yaşayacağımı anlatıyor.”
Kolay bir şey değil bu.Üstelik önce babasını kaybetti, sonra annesi hastalandı 2-3 yıllık bir zaman aralığında. Hiç kolay şeyler yaşamamış yani. 

Cristiano Ronaldo, gittiği yerde dil öğreniyor.Yıllarca İngiltere’de yaşadı, ilk röportajlarını izleyince anlıyorsun aradaki farkı.Önce çevirmen olmadan anlaşamayan en sıradan bir kelimede takılan adam, şimdi -Portekizce aksanlı da olsa- gayet rahat ifade ediyor kendini, rahat konuşuyor.Ne var bunda, elbette öğrenecek dememek lazım.Ne futbolcular var Premier Lig de yıllarca oynayıp da 5 kelimeden fazla İngilizce öğrenmeyen, öğrenmek için çabalamayan.Geçenlerde de İspanyolca bir röportajına rastladım.Arada kelimeleri çıkartamayıp İngilizce soruyor, Portekizce aksanlı İspanyolca konuşuyor ama, konuşuyor işte. 

Yardım kampanyaları, bağışlar..Pek çok futbolcu gibi, o da yapıyor bir şeyler. Ama bir tanesi var ki; 
http://www.goal.com/en-us/news/67/world-cup/2010/05/28/1948130/world-cup-2010-blog-portugal-goalkeeping-coach-dan-gaspar-2

Kaynak İngilizce özetini anlatayım size.16 yaşında futbolu çok seven bir çocuk -brandon- diziyle ilgili problemler yaşamaktadır. önce sakatlık gibi dursa da sonra kemik kanseri teşhisi koyulur. ya bacak kesilecektir ya da acil tarafından kemoterapiye başlanacaktır. futbola tutkuyla bağlı olan, bir gün futbolcu olma hayali kuran brandon, bacağının kesilmesini istemez, kemoterapiye başlanır. ancak işler kötü gider, kemoterapinin tümörü küçültememesi bir yana, kanserin vücuda yayıldığı ortaya çıkar. aile çocuğun son dileklerini yerine getirmek ister, ki bunlardan bir tanesi idolü ve en sevdiği futbolcu olan ronaldo’yu old trafford’da antrenman yaparken izleyebilmektir ve hastalığın durumu göz önüne alınınca brandon’ın toronto’dan ingiltere’ye götürülmesi imkansızdır. çocuklarının ronaldo’ya beslediği büyük hayranlığı bilen aile, en azından telefonda konuşturabilmek adına, kaleci antrenörü aile dostundan yardım ister. sonuçta ronaldo’ya bir şekilde ulaşılır. ronaldo çocuğu arar telefonda konuşurlar, ronaldo “yarın tekrar arayacağım” der, ve yarın tekrar arar. arada nasıl olduğunu sormak için mesaj atmaya ve iletişimde kalmaya devam eder. telefonda konuştukları hafta sonu chelsea’yle yaptıkları maçta giydiği formayı ve kramponları imzalayıp çocuğa gönderir. bir de not vardır; “true champions are those who fight till their last breath, and that is the image i have of brandon.” 
“gerçek şampiyonlar, son nefesine kadar savaşanlardır ve zihnimde oluşan brandon resmi de işte bu.”
brandon günlüğüne şöyle yazmıştır; “ronaldo’yla konuştum, artık cennete gidebilirim…”
brandon 17 yaşında ölür, mezarında cristiano ronaldo’nun gönderdiği kramponlar ve forma vardır. gönderdiği not, mezara yazılmıştır.

İşte bu, maddi yönü olmayan bir şey olmasına rağmen, gerçek insanlıktır.

Bu işin şimdi futbol boyutuna inmek istiyorum.
Barcelona taraftarının her konuyu futbol dışına çekmesi sürdüğü sürece asla iyi bir insan olamayacak ! 

+çok iyi futbolcu
+kafası jöleli
-kendini çok geliştirdi
+apaçi
-eğer adı cantona olsa tapardınız
+cantonanın bilgi birikimiyle kıyaslamam
-süper şut çekiyor
+slip don giyiyor
-takımı sırtladı gene
+şımarığın önde gideni.

Hani bekliyorum, istiyorum ki şu cümlelerden birinin karşılığı olarak “kötü şut çekiyor.” “kötü dribling yapıyor.” “berbat pas atıyor.” gibi adamı konuşma sebebimiz olan futbol hakkında bir cümle söylense. bir kere de iyi futbol oynadığı günün ertesinde adamı eleştirmek için apaçiliği veya kişiliği değil de, futbolculuğu, hırsı konuşulsa. konuşulmaz ama.Portekizli değilde Brezilyalı olsa bugün Messi’den iyi denilirdi.Adam iyi takımlarda oynadımı en iyisini alabileceğini her zaman gösterdi Manchester united’da.O zaman neden kimse çıkıp ” bak Ronaldo ……. ederek aldı şampiyonlar ligini, nerde la Messi ” demedi? çünkü normali bu! şuan yapılan ise Messi ne kazanırsa Ronaldo’ya sokuluyor.Yine iddia ediyorum bin kere daha iddia edeceğim.Ronaldo Messi’nin yerinde Barcelona’da Xavi-İniesta’nın önünde oynuyor olsa Messi şakşakçıları şuan Ronaldo’nun hayalarına gargara yapıyorlardı.Kimse bana adam bencil falan demesin.Portekiz’de gibi hücum gücü çok kısıtlı bir takımda oynuyorsun ve dünyanın en yetenekli 2 adamından birisin.İleriye koşu yapan adam yok, 25 metreden şut çekiyor diye bencil oluyor adam.

Ben futbolu seven , takip eden , izleyen biriyim.Benim sinirlendiğim nokta şu.Sırf tipi,apaçiliği nedeniyle kötü futbolcu ilan edildi. Messi’den sonraki faal en iyi futbolcudur dendi. Adamın Manchester’da yaptıkları ortada, Real’de de neler yaptığını görüyoruz.Benim yorumlarım bu.Messi sevenler içinde bir şey demiyorum.Saygı duyuyorum.Ama bir futbolcu hakkında yorum yaparken onu ezerek yorum yapmayın.Ben hiçbir zaman Messi kötü oyuncudur demedim demem çünkü iyi.Ama şöyle bir şey var ki C.Ronaldo mu Messi mi ? Konusunda bence,Cristiano Ronaldo’dur.Bu konu hakkında daha da konuşmayacağım.

Posted 3 weeks ago / 11 notes #lacquer #colored #color #blue #red #yellow #green #purple

Renkleri inanılmaz güzel!

Renkleri inanılmaz güzel!


Ask | Archive | Shuffle | RSS

ABOUT

thecolorofsinHey I'm Sevgi Karaer.Born in İstanbul,Turkey.I'm Turkish.I'm 17 years old.
Mümkünse sadece kendi olan insanlarla muhattap olurum; ha kişisel sözlüğümde de 'imkansız' sözcüğü yoktur. Her şey her zaman mümkündür, istediğim her şey gerçek olur. Çünkü içimde bunu yapabilecek gücü bulabilirim. Bu hayat benim ve bunu sadece bi kere yaşayacağım. Yapılabilecek her şeyi yapmalı öyle ölmeliyim.Hayatım boyunca kendime öğrettiğim en önemli şey yapmak zorunda olduğum şeyi yapmaktır. .Sanatta severim. Her zaman küçük şeylerden mutlu olabilmeyi kendine hayat felsefesi edinmişimdir.Mutsuz halime mutlu olurum.Bana en büyük hediye ise huzur'dur.On altı yaşından önce,yaş farkı önemlidir.Zekan şekillenir bu evrede.Ama sonra...Sonrasında sen yirmi ol, o yirmi beş,farketmez,Aranızdaki tek fark tecrübeler bütünüdür.

Following